"Biz AK Parti olarak siyasette ’’esas duruş’’ için değil, ’’klas duruş’’ için varız!.."Aziz BABUŞCU      
Lütfen Flash versiyonunuzu aşağıdaki linkten güncelleyin.

Adobe Flash Player

TGRT HABER
09.08.2010
Ekonomi Kulisi Programı
DUYURULAR / ETKİNLİKLER
29 Mayıs 2009, Cuma
Fethi Anlamak
TwitterDiggDeliciousStumbleuponTechnoratiFacebook





Bu habere 0 yorum yazılmıştır.

 

FETHİ ANLAMAK
“İstanbul’un fethi”ni anlatan çok kitap okumuşuzdur, peki ya “Konstantinopolis’in düşüşü”nü?
Yani fethe bir Türk olarak içerden değil de bir yabancı olarak dışardan bakan tarihçilerin yazdıklarından söz ediyorum.
Ünlü İngiliz tarihçi Steven Runciman’ın kaleme aldığı “Konstantinopolis düştü”, böyle bir kitap.
Kitap boyunca, Konstantinopolis’in düşüşünün yaklaşmasına paralel olarak artan bir yazar hüznü seziliyor.
Doğaldır; bize göre “fetih” olan ona göre “düşüş” çünkü!
Kitapta, katılmayacağımız yanlar var elbette ancak hakkaniyetle konuşmak gerekirse, Runciman kitabın genelinde “ben Hıristiyan olmaktan önce objektif bir tarihçiyim” mesajını veriyor okuyucuya.
Kitap “düşüşü” anlatırken Osmanlının genel siyasetine ve uygulamalarına dair birçok bilgiyi, zaman zaman günümüzün modern kavramlarını da ödünç alarak alabildiğine insaflıca sunuyor.
İşte kitaptan bazı cümleler:
“Karşı koymadan teslim olan şehirlerde kiliseye, gelenek ve göreneklere dokunulmazdı. Bizansın uyguladığı aşırı vergilendirmeden yılan bir çok Hıristiyan, bu yüzden Orhan Gazinin buyruğu altında yaşamayı seçmekteydi...” (Sayfa 48)
“Gerçekten de Rumlara, Sultan Muradın düzenli ve adil yönetimi altında yaşamak, köhnemiş Hıristiyan imparatorluğunun ne olacağı belirsiz, sıkıntı verici hayat tarzından çok daha kolay geliyordu...” (Sayfa 61)
Hele Konstantinopolis İstanbul’a dönüştükten sonra aşağıdaki cümleleri yazabilmek, Runciman’ın bilim adamlığı noktasında sergilediği namusu ispat açısından takdire değer.
Aynı zamanda, çoğulculuğu ve demokrasiyi, bu cahil halkın hiç tatmadığı ve asla anlamayacağı değerler olarak görüp ebedi bir jakobenizme meşruiyet kazandırmak isteyen aydınlarımızı da, ta 600 yıl öncesinin şartlarıyla tekzip ediyor:
“Sultan Mehmed, Bizans imparatorların çökmekte olan bu köhnemiş başkentini ortadan kaldırarak yerine çeşitli ırklardan ve uluslardan oluşan uyruğunun barış, düzen ve zenginlik içinde yaşayabilecekleri gösterişli bir şehir yaratmıştı...” (Sayfa 178)
Evet, bizde bir yabancının söylediği bu cümleleri söylemektense mide krampıyla kıvranmayı tercih edecek ne çok aydın ve yazar var değil mi?
Yoksa bizde yerli görünen kimileri yabancıdan da mı daha yabancı?
Tebrikler Runciman!
 



Benzer Haberler
TwitterDiggDeliciousStumbleuponTechnoratiFacebook