SEVGİLİ GENÇLER
İçinde bulunduğumuz haftanın önemini ve özelliğini göz önüne alarak, bugünkü yazımda gençlere seslenmek istiyorum:
Yarınlarımızın teminatı olan sevgili gençler;
Öncelikle, siz değerli gençlerimizin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Peyami Safa, “Gençliği ayakta olmayan bir toplum hasta yatağındadır” diyor.
Biz AK Partililer olarak kurulduğumuz günden bu yana şunun bilincindeyiz ki;
Gençleri yarınlara umutla bakamayan, gençlerinin gözlerinde hayatı daha anlamlı ve yaşanılır kılacak enerji şimşekleri çakmayan bir ülkenin, yarınlarından emin olması mümkün değildir.
Gençleri mutluluk ve huzur duymayan bir ülkenin diğer bireyleri de kendilerini huzurlu ve mutlu hissedemezler.
Bu açıdan AK Partimiz kurulduğu günden bu yana, kendisini hedefe ulaştıracak yolları gençlerle elele, omuz omuza yürümeyi sadece bir gereklilik olarak görmemiş, aynı zamanda siyasetin anlam dünyasını oluşturan en önemli faktörlerden biri olarak görmüştür.
Bilindiği gibi, Türkiyemiz 28 yaş ortalamasıyla dünyanın en genç nüfus yapısına sahip ülkelerin başında geliyor.
Bu ülkemiz adına gerçekten büyük bir şanstır ancak önemli olan bu şansın iyi değerlendirilip değerlendirilmediğidir.
Mutlulukla kaydetmeliyiz ki, birçok eksikliklerimize rağmen, gençlerimizin demokratik karar alma mekanizmalarında daha çok söz sahibi ve belirleyici olduğu bir süreci yaşıyoruz.
Gerek siyasette, gerek iş hayatında, gerek medyada, gerekse de kültürel ve sanatsal üretim alanında kendini kanıtlamış, kısa sürede büyük başarılara imza atmış birçok gencimizin varlığına tanıklık etmenin mutluluğu içindeyiz.
Elbette alacağımız daha hayli mesafe olduğunu da biliyoruz.
Bu çerçevede gençlere özellikle tavsiye etmek istediğim bir takım konular var.
Sevgili gençler;
Şunu kesinlikle unutmayınız ki, günümüzde gelişmişliğin bir numaralı ölçüsü, farklı fikirleri olgunluk içinde tartışabilmek, farklı olanı ötekileştirmeden demokratik bir hoşgörü içinde karşılayabilmek, kendi özgürlüğümüzün ancak başkalarının özgürlüğüne sahip çıkmaktan geçtiğini asla unutmamaktır.
Gençliği kendi karanlık çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen, onun tez canlılığını, heyecanını ve enerjisini şiddete dönüştürerek kirli emelleriyle tevhit etmek isteyen kesimler her ülkede vardır ve olabilir.
Gençliğimizin milli ve manevi duyguları yüksek, zararlı alışkanlıklardan uzak ve yüksek ahlaki değer ve hasletlerle donanmış olması, varmak istediğimiz hedefler açısından son derece önemlidir.
Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi “Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik…” yarınlarımızın biricik teminatı ve belirleyicisidir.
Bu duygularla siz gençlerimizi selamlıyor, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramınızı bir kere daha kutluyorum.